Ana içeriğe atla

Toprağı Bol Olsun Deyiminin Öyküsü



Sözlerin, sözcüklerin, deyimlerin, deyişlerin, özdeyişlerin, atasözlerinin derinliklerine iyi bakılırsa derinlikleri iyi düşünülürse onları dillendirenlere iyi kulak verilirse onların koynunda çağlardan çağa süzülegelen kişioğlunun öyküsünü görürsün. 

İlk Çağ uygarlıklarında yaygın olarak Asya’da Gök Tanrı inancında ve Avrasya, Anadolu, Trakya gibi birkaç bölgede kişi öldüğünde değer verdiği özel eşyaları ile gömülürdü, bu eşyalar da genel olarak toplumlarda ilgi gören eşyalardı ( altın, gümüş, değerli madenler vb. ). Burada iki temel amaç öne çıkmaktaydı; birincisi ölüm sonrası yaşama inanmak, ikincisi Yaradan inancıdır. Bu geleneğe Türklerde kurgan, höyük ( korıgan, koru-mak eylemi kökenli ) denirdi. Adı gibi korumak amacı vardı, kurganın görkemi kişinin önemini, toplumca önemsenmişliğinin göstergesiydi, “ Toprağı bol olsun” deyimi Türklerde bu gelenek çıkışlıdır, İslam dinini benimseyiş sonrası Müslüman olmayan kişiler öldüğünde, onlar için adlandırılmıştır, İyi niyet taşımaktadır. Böylece özlü sözün, kalıp sözün kullanımı değişmiştir.
Not: 
1.Yaygın olarak Osmanlıda kullanılmıştır. 
2. Orhun Yazıtları, Balasagunlu Yusuf "Kutlu Bilgi", Kaşgarlı Mahmut " Türk Dilleri Toplu Sözlüğü", Edward Tryarski " Türkler ve Ölüm" kaynaklarından yararlanılmıştır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türk Folkloru Özet ( Dil, Din, Tarih, Mitoloji, Sosyal Yaşam )

  İSKİTLER İskitlerin ilk yurtlarının Tanrı Dağları,Kaşgar bölgesi olduğu düşünülür. İ.Ö. 7. yüzyılda batıya göç ederler, soyları günümüze değin tartışılmıştır, İran halkı olduğu kanısı daha etkindir. Dillerine gelince Hint-Avrupa grubundan Hint-İran grubuna giren Sakcadır. Kazakistan Alma Ata yakınlarında bir kazı sonucu elde edilen bir kap üzerinde Orhun-Yenisey yazı tarzı görülmüştür, bu unsurların İskitlere özgü olduğu kanıtlanmıştır. İskitlerin genel yaşam biçimine bakılınca ortak bozkır yaşam biçimi gözlemlenmektedir, aynı ögeler diğer Türk boylarında da Moğollarda da görülmektedir. Zeki Velidi Togan’ın düşüncesine göre İskitler eski Şu Türklerine dayanırlar, birçok Avrupalı Türklük bilimciye göre de İskitler birden çok kavimin birleşiminden oluşmaktadır. Sus yöresinde İskitlerden kalma çivi yazısı ile yazılmış birçok buluntu elde edilmiştir, bunları Türkçe ile karşılaştıralım: anira-onamak ata-ata dalva-dolu tan-tanrı karata-kart val-yol vit-gitmek HUNLAR...

Çoyr Yazıtı ( İlk Türkçe Belge )

     Dikilme Tarihi ve Yeri: M. S. 7. yüzyıl, Orhon Yazıtları’ndan yaklaşık kırk yıl önce…Sansar Ula ( Baga Sansar Dağı Moğolistan )      Yazıtın Anlatıcıları ve Yazıcısı: Tun Bilge, Tun Yeğen Erkin, yazıtın yazıcısı: Toluk. Önemsenmesi gereken öge, “tun” unvanı, sanı, Köktürkler Dönemi’nde, ikinci derece kağan soyundan olanlarca kulanılmıştır, yani aşina soylu… Bilindiği gibi “gece” anlamına gelmektedir.      Yazıtın Özelliği: Orhon ABC’si ile yazılmış, yani yazı dili Türkçe olan ilk belgedir, yazıt balbal ( mezar taşı ) üzerine altı dize olarak yazılmış, pek anlam yaşımayan, ölmüş Tun Bilge ve Tun Yeğen Erkin adlı şadların Çin egemenliğinde olan Türk boylarının Çin’e baş kaldırıp II. Köktürk Kağanlığı’nı kuran İlteriş ( il tutan, devlet kuran ) Kutluk Kağan’a katılmalarını öneriyorlar. ( vasiyet ediyorlar ), balbalın bulunduğu yere ve zamana bakıldığında, bu kanı güçleniyor, yazıtta öne çıkan bir öge de birçok Köktürk yazıtında oldu...

İbn Fadlan ve Türklerin İslam’la Tanışması

Başkırt Türkolog Zeki V. Togan İran’daki Meşved Kütüphanesi’nde bir dergi arasında rastgele bulur  İbn Fadlan’ın Geziyazısı’nı 1923’te…             M.S. 900’lerin ilk yarısında Bulgar İlteber ( han ) Almış, Abbasi Halifesi Muktedir Billah’a İslam dinine geçmek isteğini bildirir, bunun karşılığında halifeden halka İslam dini eğitimi verebileceği din adamı; medrese yapımı, ülkesini Musevi Türklerden oluşan Hazar Hanlığına karşı koruyabileceği kale yapımı işleri için 4000 altın ister… Halife Muktedir isteği olumlu görerek Sevsen er-Ressi başkanlığında bir heyet oluşturur, heyete bilgin olarak da Mısır’ı Tolunoğullarından alan komutan Muhammet b. Süleyman’ın mevlası Ahmet b. Fadlan’ı seçer ( “Mevla” Arap olmayan Müslüman, azat edilmiş köle anlamına gelmektedir. ). İbn Fadlan, büyük bir bilgin, inançlı bir Müslüman olarak 900’lerin ilk yarında Bağdat’tan başlayarak Bulgar Hanı Almış’ın otağına dek Rey’e, Nişabur’a, Merv’e, Buhar...